Friendly / Samimi, arkadaşça, arkadaş canlısı, dostça
Serious / Ciddi, ağırbaşlı, ağır
Kind / Nazik, iyi, iyilik sever
Helpful / Yardım sever, yardımcı, yararlı, faydalı
Clever / Zeki, akıllı, becerikli
Cheerful / Neşeli, şen, keyifli
Devamını oku
Serious / Ciddi, ağırbaşlı, ağır
Kind / Nazik, iyi, iyilik sever
Helpful / Yardım sever, yardımcı, yararlı, faydalı
Clever / Zeki, akıllı, becerikli
Cheerful / Neşeli, şen, keyifli
Good-looking / yakışıklı , iyi görünümlü , güzel
Beautiful / güzel
Tall / uzun boylu
Short / kısa
Average height / Orta boylu
Fat / şişman
Thin /ince
Medium build / orta yapılı
Devamını oku
Beautiful / güzel
Tall / uzun boylu
Short / kısa
Average height / Orta boylu
Fat / şişman
Thin /ince
Medium build / orta yapılı
Black eyes / Siyah gözleri
Brown eyes / Kahverengi gözleri
Green eyes / Yeşil gözleri
Blue eyes / Mavi gözleri
Hazel eyes / Ela gözleri
Devamını oku
Brown eyes / Kahverengi gözleri
Green eyes / Yeşil gözleri
Blue eyes / Mavi gözleri
Hazel eyes / Ela gözleri
Dark brown hair / Koyu kahve rengi saçlı
Light brown hair / Açık kahve rengi saçlı
Fair hair / Sarışın
Blonde hair / Sarı saçlı
Black hair / Siyah saçlı
Light black hair / Açık siyah saçlı
Devamını oku
Light brown hair / Açık kahve rengi saçlı
Fair hair / Sarışın
Blonde hair / Sarı saçlı
Black hair / Siyah saçlı
Light black hair / Açık siyah saçlı
İngilizce dilinde bir eşyanın fiyatını sorarken “How much?” sorusu kullanılır.
How much is it? Kaç para? / Ne kadar? / O kaç para? Anlamına gelir?
Örnek:
How much is this skirt?
Kaç para bu etek? / Bu etek kaç para?
How much is that car?
Kaç para şu araba? / Şu araba kaç para?
How much is this table?
Kaç para bu masa? / Bu masa kaç para?
Look at this jacket! Cekete bak!
Ooo! İt very nice. Ooo! Çok güzel.
Excuse me! Afedersiniz!
How much is this skirt? / Kaç para bu ceket?
İt is ten pounds. / 10 paunttur.
Devamını oku
How much is it? Kaç para? / Ne kadar? / O kaç para? Anlamına gelir?
Örnek:
How much is this skirt?
Kaç para bu etek? / Bu etek kaç para?
How much is that car?
Kaç para şu araba? / Şu araba kaç para?
How much is this table?
Kaç para bu masa? / Bu masa kaç para?
Look at this jacket! Cekete bak!
Ooo! İt very nice. Ooo! Çok güzel.
Excuse me! Afedersiniz!
How much is this skirt? / Kaç para bu ceket?
İt is ten pounds. / 10 paunttur.
Bu dersimizde İngilizce dilinde saat sormayı ve yanıtlamayı öğreneceksiniz!
İngilizce dilinde saat;
What time is it? / Saat kaç?
Sorusu ile sorulur.
Örnekler ile konuyu daha iyi kavrayalım.
İlk önce tam saatleri öğrenelim!
Örnekler:
What time is it?
Saat kaç?
İt is one o’clock. / Saat bir.
İt is two o’clock. / Saat iki.
İt is three o’clock. / Saat üç.
İt is four o’clock. / Saat dört.
İt is five o’clock. / Saat beş.
İt is six o’clock. / Saat altı.
İt is seven o’clock. / Saat yedi.
İt is eight o’clock. / Saat sekiz.
İt is nine o’clock. / Saat dokuz.
İt is ten o’clock. / Saat on.
İt is eleven o’clock. / Saat onbir.
İt is twelve o’clock. / Saat oniki.
Sonra; “5’i 10 geçiyor gibi geçeli zaman cümleleri nasıl kurulur?” öğrenelim.
Şu kelimelerin anlamlarını iyice öğrenmelisiniz!
Past / Geçe
A quarter / çeyrek / dörtte bir
Half / buçuk /yarım
What time is it?
Saat kaç?
İt is twenty past two.
Saat ikiyi yirmi geçiyor.
İt is six past eight.
Saat sekizi altı geçiyor.
İt is a quarter past four.
Saat dördü çeyrek geçiyor.
İt is half past five.
Saat beş buçuktur.
Dikkat edin “half past” buçuk anlamına gelir.
Son olarak; “5’e 20 var gibi varlı zaman cümleleri nasıl kurulur?” öğrenelim.
Örnekler:
What time is it?
Saat kaç?
İt is ten to five.
Saat beşe on var.
İt is eleven to twelve.
Saat on ikiye on bir var.
İt is a quarter to six.
Saat altıya çeyrek var.
Devamını oku
İngilizce dilinde saat;
What time is it? / Saat kaç?
Sorusu ile sorulur.
Örnekler ile konuyu daha iyi kavrayalım.
İlk önce tam saatleri öğrenelim!
Örnekler:
What time is it?
Saat kaç?
İt is one o’clock. / Saat bir.
İt is two o’clock. / Saat iki.
İt is three o’clock. / Saat üç.
İt is four o’clock. / Saat dört.
İt is five o’clock. / Saat beş.
İt is six o’clock. / Saat altı.
İt is seven o’clock. / Saat yedi.
İt is eight o’clock. / Saat sekiz.
İt is nine o’clock. / Saat dokuz.
İt is ten o’clock. / Saat on.
İt is eleven o’clock. / Saat onbir.
İt is twelve o’clock. / Saat oniki.
Sonra; “5’i 10 geçiyor gibi geçeli zaman cümleleri nasıl kurulur?” öğrenelim.
Şu kelimelerin anlamlarını iyice öğrenmelisiniz!
Past / Geçe
A quarter / çeyrek / dörtte bir
Half / buçuk /yarım
What time is it?
Saat kaç?
İt is twenty past two.
Saat ikiyi yirmi geçiyor.
İt is six past eight.
Saat sekizi altı geçiyor.
İt is a quarter past four.
Saat dördü çeyrek geçiyor.
İt is half past five.
Saat beş buçuktur.
Dikkat edin “half past” buçuk anlamına gelir.
Son olarak; “5’e 20 var gibi varlı zaman cümleleri nasıl kurulur?” öğrenelim.
Örnekler:
What time is it?
Saat kaç?
İt is ten to five.
Saat beşe on var.
İt is eleven to twelve.
Saat on ikiye on bir var.
İt is a quarter to six.
Saat altıya çeyrek var.
Bazen konuşurken sayı belirtmeyebiliriz.
Birkaç yâda hiç gibi ifadeler de kullanabiliriz.
İngilizce dilinde “some” birkaç – “any” hiç kullanılarak ifade edilir.
Aslında “some” ve “any” sözcükleri arasında bir fark yoktur.
Anlam olarak her iki sözcük birbirine çok yakındır.
Aralarındaki fark;
“Some” olumlu cümlelerde kullanılır. Birkaç anlamına gelir.
“Any” soru ve olumsuz cümlelerde kullanılır. Hiç anlamına gelir.
“Some” için örnekler:
There are some pencils on the table.
Masanın üstünde birkaç kurşun kalem var.
Masada birkaç kurşun kalem var.
Dikkat edin “some” olumlu cümlelerde kullanılır.
Ve cümle içerisinde “some” dan sonra gelen isim çoğuldur.
Ayrıca “is” değil “are” kullanılır.
There are some pictures on the wall.
Duvarda birkaç resim var.
There are some dogs under the tree.
Ağacın altında birkaç köpek var.
Any için örnekler:
Soru cümlelerinde ve olumsuz cümlelerde kullanılır.
Are there any pencils in my pencil box?
Kalem kutum içinde hiç kurşun kalem var mı?
Are there any apples on the tree?
Ağaçta hiç elma var mı?
There aren’t any books on the desk.
Sıranın üstünde hiç kitap yok.
Dikkat edin olumsuz cümlede “aren’t” kullanılıyor.
There aren’t any apples in the basket.
Sepetin içinde hiç elma yok.
Devamını oku
Birkaç yâda hiç gibi ifadeler de kullanabiliriz.
İngilizce dilinde “some” birkaç – “any” hiç kullanılarak ifade edilir.
Aslında “some” ve “any” sözcükleri arasında bir fark yoktur.
Anlam olarak her iki sözcük birbirine çok yakındır.
Aralarındaki fark;
“Some” olumlu cümlelerde kullanılır. Birkaç anlamına gelir.
“Any” soru ve olumsuz cümlelerde kullanılır. Hiç anlamına gelir.
“Some” için örnekler:
There are some pencils on the table.
Masanın üstünde birkaç kurşun kalem var.
Masada birkaç kurşun kalem var.
Dikkat edin “some” olumlu cümlelerde kullanılır.
Ve cümle içerisinde “some” dan sonra gelen isim çoğuldur.
Ayrıca “is” değil “are” kullanılır.
There are some pictures on the wall.
Duvarda birkaç resim var.
There are some dogs under the tree.
Ağacın altında birkaç köpek var.
Any için örnekler:
Soru cümlelerinde ve olumsuz cümlelerde kullanılır.
Are there any pencils in my pencil box?
Kalem kutum içinde hiç kurşun kalem var mı?
Are there any apples on the tree?
Ağaçta hiç elma var mı?
There aren’t any books on the desk.
Sıranın üstünde hiç kitap yok.
Dikkat edin olumsuz cümlede “aren’t” kullanılıyor.
There aren’t any apples in the basket.
Sepetin içinde hiç elma yok.
Bu dersimizde “Sandalyenin üstünde silgiler var. – Arabanın altında köpekler var. – Evin bahçesinde çocuklar var.” gibi cümleleri kurmayı öğreneceksiniz.
“There are” ile nasıl cümle kurulur?
Bir önceki dersimizde “there is” yapısını kullanarak tekil isimli cümleleri kurmayı öğrendik.
There are yapısında farklı olan isimlerin çoğul olmasıdır.
Örnekleri dikkatlice inceleyin.
There is a rubber on the table. Masanın üzerinde bir silgi var.
There are rubbers on the table. Masanın üzerinde silgiler var.
a rubber tekildi / rubbers çoğul oldu.
İs /are oldu.
“There are” ile olumlu cümle kurma!
Örnekler:
There are three pencils on the table.
Masanın üzerinde üç kurşun kalem var.
There are two pencils in the pencil box.
Kalem kutusunun içinde iki kurşun kalem var.
There are seven doors in my home.
Evimde yedi kapı var.
“There are” ile olumsuz cümle kurma!
“Not” İngilizce dilinde olumsuzluk ekidir.
There are not rabbits in the car.
Arabanın içinde tavşanlar yok.
Kısaltılmış hali;
There aren’t rabbits in the car.
There aren’t two dogs on the left side of the car.
Arabanın sol tarafında iki tane köpek yok.
There aren’t students at the school.
Okulda öğrenciler yok.
“There are” ile soru cümlesi kurma!
Are başa alınır!
Örnekler:
Are there cats?
Kediler var mı?
Are there dogs under the car?
Arabanın altında köpekler var mı?
Are there two pencils in the pencil box?
Kalem kutusunun içinde iki kalem var mı?
Devamını oku
“There are” ile nasıl cümle kurulur?
Bir önceki dersimizde “there is” yapısını kullanarak tekil isimli cümleleri kurmayı öğrendik.
There are yapısında farklı olan isimlerin çoğul olmasıdır.
Örnekleri dikkatlice inceleyin.
There is a rubber on the table. Masanın üzerinde bir silgi var.
There are rubbers on the table. Masanın üzerinde silgiler var.
a rubber tekildi / rubbers çoğul oldu.
İs /are oldu.
“There are” ile olumlu cümle kurma!
Örnekler:
There are three pencils on the table.
Masanın üzerinde üç kurşun kalem var.
There are two pencils in the pencil box.
Kalem kutusunun içinde iki kurşun kalem var.
There are seven doors in my home.
Evimde yedi kapı var.
“There are” ile olumsuz cümle kurma!
“Not” İngilizce dilinde olumsuzluk ekidir.
There are not rabbits in the car.
Arabanın içinde tavşanlar yok.
Kısaltılmış hali;
There aren’t rabbits in the car.
There aren’t two dogs on the left side of the car.
Arabanın sol tarafında iki tane köpek yok.
There aren’t students at the school.
Okulda öğrenciler yok.
“There are” ile soru cümlesi kurma!
Are başa alınır!
Örnekler:
Are there cats?
Kediler var mı?
Are there dogs under the car?
Arabanın altında köpekler var mı?
Are there two pencils in the pencil box?
Kalem kutusunun içinde iki kalem var mı?
Bu dersimizde “Masanın üstünde kalem var. – Arabanın altında kedi var. – Evin içinde çocuk var.” gibi cümleleri kurmayı öğreneceksiniz.
“There is” ile nasıl cümle kurulur?
“There is” ile olumlu cümle kurma!
Örnekler:
There is a rubber on the table.
Masanın üstünde silgi var.
There is a cat under the table.
Masanın altında kedi var.
There is a book in the car.
Arabanın içinde kitap var.
Dikkat ederseniz “there is” yapısında; cümle içerisinde de tekil isimler kullanılır.
“Tekil isimlerin kullanıldığı cümlelerde “there is” yapısını kullanıyoruz.”
There is a cat on the table.
Masanın üstünde bir kedi var.
Cümlesinde geçen kedi isminin tekil olduğuna dikkat edin!
There is yapısında olumsuz cümle kurma!
“Not” İngilizcede olumsuzluk ekidir.
Örnekler:
There is not a pencil on the table.
Masanın üstünde bir kurşun kalem yok.
Kısaltılmış hali;
There isn’t a pencil on the table.
There isn’t a cat under the car.
Arabanın altında kedi yok.
There isn’t a jacket in the wardrobe.
Gar dolapta bir ceket yok.
There is yapısında soru cümlesi kurma!
“İs” başa alınır.
Örnekler:
İs there a cat under the car?
Arabanın altında bir kedi var mı?
İs there a wardrobe in your home?
Evinde bir gar dolap var mı?
İs there a tree in your garden?
Bahçenizde bir ağaç var mı?
Devamını oku
“There is” ile nasıl cümle kurulur?
“There is” ile olumlu cümle kurma!
Örnekler:
There is a rubber on the table.
Masanın üstünde silgi var.
There is a cat under the table.
Masanın altında kedi var.
There is a book in the car.
Arabanın içinde kitap var.
Dikkat ederseniz “there is” yapısında; cümle içerisinde de tekil isimler kullanılır.
“Tekil isimlerin kullanıldığı cümlelerde “there is” yapısını kullanıyoruz.”
There is a cat on the table.
Masanın üstünde bir kedi var.
Cümlesinde geçen kedi isminin tekil olduğuna dikkat edin!
There is yapısında olumsuz cümle kurma!
“Not” İngilizcede olumsuzluk ekidir.
Örnekler:
There is not a pencil on the table.
Masanın üstünde bir kurşun kalem yok.
Kısaltılmış hali;
There isn’t a pencil on the table.
There isn’t a cat under the car.
Arabanın altında kedi yok.
There isn’t a jacket in the wardrobe.
Gar dolapta bir ceket yok.
There is yapısında soru cümlesi kurma!
“İs” başa alınır.
Örnekler:
İs there a cat under the car?
Arabanın altında bir kedi var mı?
İs there a wardrobe in your home?
Evinde bir gar dolap var mı?
İs there a tree in your garden?
Bahçenizde bir ağaç var mı?
Bu dersimizde İngilizce dilinde yönleri öğreneceksiniz!
Direction / Yön - istikamet anlamına gelmektedir.
Directions / Yönler
North / Kuzey
Örnekler:
Samsun is in the north of Turkey.
Samsun Türkiye’nin kuzeyindedir.
Where is the Rize?
Rize nerededir?
İt is in the north.
Kuzeydedir.
East of Turkey.
Türkiye’nin doğusunda.
South / Güney
Örnekler:
İçel is in the south of Turkey.
İçel Türkiye’nin güneyindedir.
Where is the Antalya?
Antalya nerededir?
İt is in the south.
Güneydedir.
East / Doğu
Örnekler:
Ağrı is in the east of Turkey.
Ağrı Türkiye’nin doğusundadır.
Where is the Kars?
Kars nerededir?
İt is in the east.
Doğudadır.
West / Batı
Örnekler:
Çanakkale is in the west of Turkey.
Çanakkale Türkiye’nin batısındadır.
Where is the Balıkesir?
Balıkesir nerededir?
İt is in the west.
Batıdadır.
North – East / Küzey Doğu
North – West / Küzey Batı
South – West / Güney Batı
South – East / Güney Doğu
Devamını oku
Direction / Yön - istikamet anlamına gelmektedir.
Directions / Yönler
North / Kuzey
Örnekler:
Samsun is in the north of Turkey.
Samsun Türkiye’nin kuzeyindedir.
Where is the Rize?
Rize nerededir?
İt is in the north.
Kuzeydedir.
East of Turkey.
Türkiye’nin doğusunda.
South / Güney
Örnekler:
İçel is in the south of Turkey.
İçel Türkiye’nin güneyindedir.
Where is the Antalya?
Antalya nerededir?
İt is in the south.
Güneydedir.
East / Doğu
Örnekler:
Ağrı is in the east of Turkey.
Ağrı Türkiye’nin doğusundadır.
Where is the Kars?
Kars nerededir?
İt is in the east.
Doğudadır.
West / Batı
Örnekler:
Çanakkale is in the west of Turkey.
Çanakkale Türkiye’nin batısındadır.
Where is the Balıkesir?
Balıkesir nerededir?
İt is in the west.
Batıdadır.
North – East / Küzey Doğu
North – West / Küzey Batı
South – West / Güney Batı
South – East / Güney Doğu
Nesnelerin yönlerini belirtirken kullanılır.
“üstünde” anlamına gelmektedir.
Örnekler:
Where is the exercise book?
Defter nerede?
The exercise book is on the table.
Defter masanın üstündedir.
Where is the dog?
Köpek nerededir?
The dog is on the car.
Köpek arabanın üstündedir.
Where is the rubber?
Silgi nerededir?
The rubber is on the table.
Silgi masanın üstündedir.
Where is the vase?
Vazo nerededir?
The vase is on the coffee table.
Vazo sehpanın üstündedir.
Devamını oku
“üstünde” anlamına gelmektedir.
Örnekler:
Where is the exercise book?
Defter nerede?
The exercise book is on the table.
Defter masanın üstündedir.
Where is the dog?
Köpek nerededir?
The dog is on the car.
Köpek arabanın üstündedir.
Where is the rubber?
Silgi nerededir?
The rubber is on the table.
Silgi masanın üstündedir.
Where is the vase?
Vazo nerededir?
The vase is on the coffee table.
Vazo sehpanın üstündedir.
Nesnelerin yönlerini belirtirken kullanılır.
“Sol tarafında” anlamına gelmektedir.
Örnekler:
Where is the guitar?
Gitar nerede?
The guitar is on the left side of the wardrobe.
Gitar elbise dolabının sol tarafındadır.
Where is the dog?
Köpek nerededir?
The dog is on the left side of the tree.
Köpek ağacın sol tarafındadır.
Where is the rubber?
Silgi nerededir?
The rubber is on the left side of the table.
Silgi masanın sol tarafındadır.
Devamını oku
“Sol tarafında” anlamına gelmektedir.
Örnekler:
Where is the guitar?
Gitar nerede?
The guitar is on the left side of the wardrobe.
Gitar elbise dolabının sol tarafındadır.
Where is the dog?
Köpek nerededir?
The dog is on the left side of the tree.
Köpek ağacın sol tarafındadır.
Where is the rubber?
Silgi nerededir?
The rubber is on the left side of the table.
Silgi masanın sol tarafındadır.
Nesnelerin yönlerini belirtirken kullanılır.
“Sağ tarafında” anlamına gelmektedir.
Örnekler:
Where is the pen?
Dolma kalem nerede?
The pen is on the right side of the pencil box.
Dolma kalem kalem kutusunun sağ tarafındadır.
Where is the cat?
Kedi nerededir?
The cat is on the right side of the car.
Kedi arabanın sağ tarafındadır.
Where is the car?
Araba nerededir?
The car is on the right side of the tree.
Araba ağacın sağ tarafındadır.
Devamını oku
“Sağ tarafında” anlamına gelmektedir.
Örnekler:
Where is the pen?
Dolma kalem nerede?
The pen is on the right side of the pencil box.
Dolma kalem kalem kutusunun sağ tarafındadır.
Where is the cat?
Kedi nerededir?
The cat is on the right side of the car.
Kedi arabanın sağ tarafındadır.
Where is the car?
Araba nerededir?
The car is on the right side of the tree.
Araba ağacın sağ tarafındadır.
Nesnelerin yönlerini belirtirken kullanılır.
Yakınında anlamına gelmektedir.
Örnekler:
Where is the pencil?
Kalem nerede?
The pencil is near the pencil box.
Kalem kalem kutusunun yakınındadır.
Where is the cat?
Kedi nerededir?
The cat is near the car.
Kedi arabanın yakınındadır.
Where is the car?
Araba nerededir?
The car is near the my house.
Araba benim evin yakınındadır.
Devamını oku
Yakınında anlamına gelmektedir.
Örnekler:
Where is the pencil?
Kalem nerede?
The pencil is near the pencil box.
Kalem kalem kutusunun yakınındadır.
Where is the cat?
Kedi nerededir?
The cat is near the car.
Kedi arabanın yakınındadır.
Where is the car?
Araba nerededir?
The car is near the my house.
Araba benim evin yakınındadır.
Nesnelerin yönlerini belirtirken kullanılır.
Yanında – yanıbaşında anlamına gelmektedir.
Örnekler:
Where is the book?
Kitap nerede?
The book is next to the pencil.
Kitap kurşun kalemin yanıbaşındadır.
Where is the dog?
Köpek nerededir?
The dog is next to the car.
Köpek arabanın yanıbaşındadır
Where is the car?
Araba nerededir?
The car is next to the my house.
Araba benim evin yanındadır.
Devamını oku
Yanında – yanıbaşında anlamına gelmektedir.
Örnekler:
Where is the book?
Kitap nerede?
The book is next to the pencil.
Kitap kurşun kalemin yanıbaşındadır.
Where is the dog?
Köpek nerededir?
The dog is next to the car.
Köpek arabanın yanıbaşındadır
Where is the car?
Araba nerededir?
The car is next to the my house.
Araba benim evin yanındadır.
Nesnelerin yönlerini belirtirken kullanılır.
İçinde anlamına gelmektedir.
Örnekler:
Where is the children.
Çocuklar nerede.
The children is in the home.
Çocuklar evin içindedirler.
Where is the rubber?
Silgi nerede?
The rubber is in the box.
Silgi kutunun içindedir.
Where is the jacket?
Ceket nerede?
The jacket is in the wardrobe.
Ceket dolabın içindedir.
Devamını oku
İçinde anlamına gelmektedir.
Örnekler:
Where is the children.
Çocuklar nerede.
The children is in the home.
Çocuklar evin içindedirler.
Where is the rubber?
Silgi nerede?
The rubber is in the box.
Silgi kutunun içindedir.
Where is the jacket?
Ceket nerede?
The jacket is in the wardrobe.
Ceket dolabın içindedir.
Nesnelerin yönlerini belirtirken kullanılır.
Arasında anlamına gelmektedir.
Örnekler:
Where is the pen?
Dolma kalem nerede?
The pen is between the table and chair.
Dolma kalem masa ve sandalye arasındadır.
Where is the cat?
Kedi nerede?
The cat is between door and wall.
Kedi kapı ve duvar arasındadır.
Where is the book?
Kitap nerede?
The book is between school bag and table.
Kitap okul çantası ve masa arasındadır.
Devamını oku
Arasında anlamına gelmektedir.
Örnekler:
Where is the pen?
Dolma kalem nerede?
The pen is between the table and chair.
Dolma kalem masa ve sandalye arasındadır.
Where is the cat?
Kedi nerede?
The cat is between door and wall.
Kedi kapı ve duvar arasındadır.
Where is the book?
Kitap nerede?
The book is between school bag and table.
Kitap okul çantası ve masa arasındadır.
Nesnelerin yönlerini belirtirken kullanılır.
Altında anlamına gelmektedir.
Örnekler:
Where is the pencil.
Kalem nerede?
The pencil is under the chair.
Kurşun kalem sandalyenin altındadır.
Where is the rubber?
Silgi nerede?
The rubber is under the table.
Silgi masanın altındadır.
Where is the cat.
Kedi nerede?
The cat is under the car.
Kedi arabanın altındadır.
Devamını oku
Altında anlamına gelmektedir.
Örnekler:
Where is the pencil.
Kalem nerede?
The pencil is under the chair.
Kurşun kalem sandalyenin altındadır.
Where is the rubber?
Silgi nerede?
The rubber is under the table.
Silgi masanın altındadır.
Where is the cat.
Kedi nerede?
The cat is under the car.
Kedi arabanın altındadır.
Cümle içinde kullanılan too sözcüğünün anlamı çok fazladır.
Örnekler:
too heavy / çok ağır
too light / çok hafif
too thin / çok ince
too thick / çok kalın
too expensive / çok pahalı
too cheap / çok ucuz
gibi…
Cümle içinde kullanılışını görelim.
Can Ali answer the question?
Ali soruyu yanıtlayabilir mi?
No, Ali can not answer the question.
Hayır, Ali soruyu yanıtlayamaz.
Why not?
Niçin?
Because it is too difficult.
Çünkü soru çok zor.
Dikkat edin too soruya çok anlamını katıyor.
Can Osman play basketball?
Osman basketbol oynayabilir mi?
No, he can’t.
Hayır, oynayamaz.
Why not?
Niçin?
Because he is too short.
Çünkü o çok kısa boyludur.
Can Ahmet run fast?
Ahmet hızlı koşabilir mi?
No, he can’t.
Hayır, koşamaz.
Why not?
Niçin?
Because he is too old.
Çünkü o çok yaşlı.
Devamını oku
Örnekler:
too heavy / çok ağır
too light / çok hafif
too thin / çok ince
too thick / çok kalın
too expensive / çok pahalı
too cheap / çok ucuz
gibi…
Cümle içinde kullanılışını görelim.
Can Ali answer the question?
Ali soruyu yanıtlayabilir mi?
No, Ali can not answer the question.
Hayır, Ali soruyu yanıtlayamaz.
Why not?
Niçin?
Because it is too difficult.
Çünkü soru çok zor.
Dikkat edin too soruya çok anlamını katıyor.
Can Osman play basketball?
Osman basketbol oynayabilir mi?
No, he can’t.
Hayır, oynayamaz.
Why not?
Niçin?
Because he is too short.
Çünkü o çok kısa boyludur.
Can Ahmet run fast?
Ahmet hızlı koşabilir mi?
No, he can’t.
Hayır, koşamaz.
Why not?
Niçin?
Because he is too old.
Çünkü o çok yaşlı.
Why bir soru sözcüğüdür.
Why / Niçin anlamına gelir.
Genellikle because / çünkü sözcüğü kullanılarak yanıtlanır.
Örnekler:
Why is he late? Neden gecikti.
Can Ahmet lift a heavy box?
Ahmet ağır bir kutu kaldırabilir mi?
No, he can’t.
Hayır, kaldıramaz.
Why?
Niçin?
Yâda
Why not? / Niçin Şeklinde sorarız.
Because, it is heavy.
Çünkü, ağır.
Can Ayşe lift a car?
Ayşe bir araba kaldırabilir mi?
No, she can’t.
Hayır, kaldıramaz.
Why not?
Niçin?
Because, it is too heavy.
Çünkü o çok ağır.
Can Salih buy this car?
Salih bu arabayı satın alabilir mi?
No, Salih can't buy this car.
Hayır, Salih bu arabayı satın alamaz.
Why not?
Niçin?
Because it is too expensive.
Çünkü o çok pahalıdır.
Devamını oku
Why / Niçin anlamına gelir.
Genellikle because / çünkü sözcüğü kullanılarak yanıtlanır.
Örnekler:
Why is he late? Neden gecikti.
Can Ahmet lift a heavy box?
Ahmet ağır bir kutu kaldırabilir mi?
No, he can’t.
Hayır, kaldıramaz.
Why?
Niçin?
Yâda
Why not? / Niçin Şeklinde sorarız.
Because, it is heavy.
Çünkü, ağır.
Can Ayşe lift a car?
Ayşe bir araba kaldırabilir mi?
No, she can’t.
Hayır, kaldıramaz.
Why not?
Niçin?
Because, it is too heavy.
Çünkü o çok ağır.
Can Salih buy this car?
Salih bu arabayı satın alabilir mi?
No, Salih can't buy this car.
Hayır, Salih bu arabayı satın alamaz.
Why not?
Niçin?
Because it is too expensive.
Çünkü o çok pahalıdır.
Bu dersimizde Modal Verbs olarak adlandırılan kip belirteçlerinden can öğreneceksiniz.
Can
İle cümleye öznemizin yapabildiği yâda yapamadığı eylemleri katarız.
Can nin Türkçe karşılığı… ebilmek tir.
Örneğin:
I can swim. / Yüzebilirim.
Dikkat edin can yardımcı fiili özneye yüzme fiilinin yapılabildiğini yüklemiş oldu.
Olumlu cümlelerde öznemizden hemen sonra can daha sonra fiil kullanılır.
Dikkat edin fiilin birinci hali kullanılmaktadır.
Örnekler:
I can play football.
Ben futbol oynayabilirim.
Dods can swim.
Köpekler yüzebilirler.
Cats can climb trees.
Kediler ağaçlara tırmanabilirler.
Birds can fly.
Kuşlar uçabilirler.
Penguins can swim.
Penguenler yüzebilirler.
Olumsuz cümlelerde can den sonra not olumsuzluk eki kullanılmaktadır.
Yine fiilin birinci hali kullanılmaktadır.
Örnekler:
I can not play football.
Ben futbol oynayamam.
Elephants can not fly.
Filler uçamazlar.
Penguins can not fly.
Penguenler uçamazlar.
Cats can not fly.
Kediler uçamazlar.
Soru cümlelerinde can başa alınır.
Örnekler:
Can you play the piano?
Piyano çalabilir misin?
Yes, I can play the piano.
Evet, Piyano çalabilirim.
Or / Yâda
No, I can not play the piano. / No, I can’t play the piano.
Hayır, Piyano çalamam.
Or / Yâda
Yes, I can. Evet, çalabilirim.
No, I can not / No I can’t / Hayır, çalamam.
Can he make a cake?
O kek yapabilir mi?
No, he can’t
Hayır, yapamaz.
Can she speak English?
O İngilizce konuşabilir mi?
No, she can’t.
Hayır, konuşamaz.
Can you drive a car?
Araba kullanabilir misin?
Yes, I can.
Evet, kullanabilirim.
Can you lift a big table?
Büyük bir masa kaldırabilir misin?
No, I can not lift a big table.
Hayır, büyük bir masa kaldıramam.
Can Ali ride a bicycle?
Ali bisiklete binebilir mi?
Yes, he can.
Evet, binebilir.
Or / Yâda
Yes, Ali can ride a bicycle.
Evet, Ali bisiklete binebilir.
Devamını oku
Can
İle cümleye öznemizin yapabildiği yâda yapamadığı eylemleri katarız.
Can nin Türkçe karşılığı… ebilmek tir.
Örneğin:
I can swim. / Yüzebilirim.
Dikkat edin can yardımcı fiili özneye yüzme fiilinin yapılabildiğini yüklemiş oldu.
Olumlu cümlelerde öznemizden hemen sonra can daha sonra fiil kullanılır.
Dikkat edin fiilin birinci hali kullanılmaktadır.
Örnekler:
I can play football.
Ben futbol oynayabilirim.
Dods can swim.
Köpekler yüzebilirler.
Cats can climb trees.
Kediler ağaçlara tırmanabilirler.
Birds can fly.
Kuşlar uçabilirler.
Penguins can swim.
Penguenler yüzebilirler.
Olumsuz cümlelerde can den sonra not olumsuzluk eki kullanılmaktadır.
Yine fiilin birinci hali kullanılmaktadır.
Örnekler:
I can not play football.
Ben futbol oynayamam.
Elephants can not fly.
Filler uçamazlar.
Penguins can not fly.
Penguenler uçamazlar.
Cats can not fly.
Kediler uçamazlar.
Soru cümlelerinde can başa alınır.
Örnekler:
Can you play the piano?
Piyano çalabilir misin?
Yes, I can play the piano.
Evet, Piyano çalabilirim.
Or / Yâda
No, I can not play the piano. / No, I can’t play the piano.
Hayır, Piyano çalamam.
Or / Yâda
Yes, I can. Evet, çalabilirim.
No, I can not / No I can’t / Hayır, çalamam.
Can he make a cake?
O kek yapabilir mi?
No, he can’t
Hayır, yapamaz.
Can she speak English?
O İngilizce konuşabilir mi?
No, she can’t.
Hayır, konuşamaz.
Can you drive a car?
Araba kullanabilir misin?
Yes, I can.
Evet, kullanabilirim.
Can you lift a big table?
Büyük bir masa kaldırabilir misin?
No, I can not lift a big table.
Hayır, büyük bir masa kaldıramam.
Can Ali ride a bicycle?
Ali bisiklete binebilir mi?
Yes, he can.
Evet, binebilir.
Or / Yâda
Yes, Ali can ride a bicycle.
Evet, Ali bisiklete binebilir.

