İngilizce konuşurken karşımızdaki kişiye favorisi olan ... Soruları sorabiliriz.
Örneğin: Favori yiyeceği, favori spor dalı, favori yazarlar, favori televizyon kanalları gibi soruları sorabilirsiniz.
Yâda karşınızdaki kişi size bu tip soruları sorabilir.
Örneklerle konuyu pekiştirelim!
What is your favourite food?
Favori yiyeceğin nedir?
My favourite food is hamburger.
Favori yiyeceğim hamburgerdir.
What is your favourite food?
Favori yiyeceğin nedir?
My favourite food is chicken.
Favori yiyeceğim tavuktur.
What is your favourite food?
Favori yiyeceğin nedir?
My favourite food is fish.
Favori yiyeceğim balıktır.
What is your favourite sport?
Favori sporun nedir?
My favourite sport is swimming.
Favori sporum yüzmedir.
What is your favourite sport?
Favori sporun nedir?
My favourite sport is handball.
Favori sporum hentboldur.
What is your favourite sport?
Favori sporun nedir?
My favourite sport is voleyball.
Favori sporum voleyboldur.
Eğer favoriniz her ne ise! Birden fazla ise “are” kullanıyoruz.
Örneğin:
What is your favourite sport?
Favori sporun nedir?
My favorurite sports are tenis and handball.
Benim favori sporum tenis ve hentboldur.
Eğer karşımızdaki insana yazar, şarkıcı gibi favoriniz olan kişi ismi soruyorsanız;
Örnekler ile inceleyelim;
Who is your favourite pop singer?
Favorin olan pop şarkıcısı kimdir?
My favourite pop singer is Tarkan.
Benim favorim olan pop şarkıcısı Tarkan’dır.
Who’s your favourite writer?
Favorin olan yazar kimdir?
My favourite writer is Halide Edip Adıvar.
Favorim olan yazar Halide Edip Adıvar’dır.
Konu ile ilgili örnekler;
Her favourite singer is Hülya Ak.
Hülya Ak onun favori şarkıcısıdır.
His favourite food is fish and his favourite drink is coke.
Onun favori yiyeceği tavuktur ve favori içeceği koladır.
İngilizce öğrenmek mi istiyorsunuz?
İngilizce öğrenmek için yurt dışı seyahat ve eğitim programlarına katılmaya maddi imkanın yada vakit fırsatın mı yok?
İngilizce öğrenmek için çaba harcıyorsun fakat gramer bilgilerini öğrenemiyor musun?
İngilizce eğitim seti almak istiyorsun fakat çok mu pahalı, ekonomini mi zorluyor?
Ücretli ücretsiz tüm İngilizce programlarını takip etmek mi istiyorsun?
Sadece özel İngilizce dersi almayı mı öğrenme yolu olarak görüyorsun?
Hızlı ve kolay İngilizce öğrenmek istemez misin?
Ücretsiz İngilizce mi öğrenmek istiyorsun?
Video anlatım İngilizce programları izlemeyi seviyor musun?
Online İngilizce?
İngilizce chat kanalları!
Konuşarak İngilizce öğren!
İngilizce film ve çizgi film izle!
Günlük hayatta kullanılan İngilizce!
İş İngilizcesi!
İleri İngilizce!
Pratik İngilizce!
E kolay İngilizce!
Açık öğretim üniversitesi İngilizce dersleri!
6. sınıf İngilizce dersleri!
7. sınıf İngilizce dersleri!
8. sınıf İngilizce dersleri!
İngilizce sözlük!
İngilizce çeviri!
Arkadaşlar bu ve benzeri sloganlı, yaldızlı cümlelerden sıkıldınız değil mi?
İngilizce öğrenmenin önemini ve gerekliliğini biliyorsunuz yazmamıza gerekte yok!
Eğer İngilizce öğrenmek istiyorsanız en iyi biziz sloganına kanmayın, sadece bir kanaldan yetinmeyin.
Ulaşabileceğiniz tüm eğitim programlarına katılın!
Takip edebileceğiniz tüm İngilizce öğretim sitelerine üye olun!
Devamlı konuşabilmek için düzeyli İngilizce chat kanalalarında dolaşın!
İngilizce dilinden korkmayın, öğrenmenin ilacı gayret ve hatalıda olsa cümle kurmaya çalışmaktır.
Kolay gelsin!
Bu dersimizde İngilizce mevsimleri öğreneceksiniz.
There are four seasons in a year.
Bir yılda dört mevsim vardır.
İngilizce Mevsimler
Spring / İlkbahar
Summer / Yaz
Autumn / Sonbahar
Winter / Kış
Bu amaç doğrultusunda yazı, makale, video ve sizlerden gelen yorum ve paylaşımları yayınlıyoruz.
Sizlere önemle tavsiyem kaynak olabilecek tüm site ve blogları takip etmenizdir.
Unutmayın İngilizce doğru yâda yanlış sürekli konuşularak öğrenilir.
Şimdi, sizlere İngilizce öğrenmenizde yararlı olabilecek tavsiye edebileceğim site bağlantı linki veriyorum!
http://www.vitaminogretmen.com/
http://www.starfall.com/
http://a4esl.org/
http://learnenglishkids.britishcouncil.org/en/short-stories
http://www.greatliterature.org/
http://www.bbc.co.uk/worldservice/learningenglish/index.shtml
İngilizce tarih nasıl soruluru aşağıdaki örnekle inceleyelim.
What is the date today? /Bu gün tarih nedir?
Cevap;
İt is May the twenty third nineteen fourty. / 23 Mayıs 1940 dır.
Yukarıda ki soruyu aşağıda ki gibi cevaplayabilirsiniz!
İt is the twent third of May nineteen fourty.
Yukarıda ki iki cümle anlam olarak aynıdır.
Tarih sorma sorularını biraz daha geliştirelim!
When is your birtday? / Doğum günün ne zamandır.
İt is October the twenty second nineteen seventy four. / 22 Ekim 1974’dür.
Gibi…
Örnekler;
What is the date today? / Bu gün tarih nedir?
İt is December the twenty third. / 23 Aralık’tır.
What is the date today? / Bu gün tarih nedir?
İt is April the second. / 2 Nisan’dır.
İngilizce tarih okuma örnekleri;
1997 / Nineteen ninety-seven
1876 / Eighteen seventy-six
1553 / fifteen fifty-three
Bir yılda on iki ay vardır.
January / Ocak
February / Şubat
March / Mart
April / Nisan
May / Mayıs
June / Haziran
July / Temmuz
August / Ağustos
September / Eylül
October / Ekim
November / Kasım
December / Aralık
There are seven days in a week.
Bir haftada yedi gün vardır.
Monday / Pazartesi
Tuesday / Salı
Wednesday / Çarşamba
Thursday / Perşembe
Friday / Cuma
Saturday / Cumartesi
Sunday / Pazar
Türkçede sıra sayıları için; sayıların sonlarına - inci, -ıncı, -üncü, - uncu ekleri eklenerek türetilir.
İngilizcede ise sayıların sonlarına th eklenerek türetilir. Bu kurala uymayan kuralsız sıra sayılarını ezberlememiz gerekmektedir.
Aşağıda İngilizce sıra sayıları tabloda verilmiştir!
| 1st | first | birinci |
| 2nd | second | ikinci |
| 3rd | third | üçüncü |
| 4th | fourth | dördüncü |
| 5th | fifth | beşinci |
| 6th | sixth | altıncı |
| 7th | seventh | yedinci |
| 8th | eighth | sekizinci |
| 9th | nineth | dokuzuncu |
| 10th | tenth | onuncu |
| 11th | eleventh | onbirinci |
| 12th | twelfth | onikinci |
| 13th | thirteenth | onüçüncü |
| 14th | fourteenth | ondördüncü |
| 15th | fifteenth | onbeşinci |
| 16th | sixteenth | onaltıncı |
| 17th | seventeenth | onyedinci |
| 18th | eighteenth | onsekizinci |
| 19th | nineteenth | ondokuzuncu |
| 20th | twentieth | yirminci |
| 21st | twenty -first | yirmi birinci |
| 22nd | twenty-second | yirmi ikinci |
| 23rd | twenty-third | yirmi üçüncü |
| 24th | twenty- fourth | yirmi dördüncü |
| 30th | thirtieth | otuzuncu |
| 31st | thirty-first | otuz birinci |
| 40th | fourtieth | otuzuncu |
Seven / seventh
Nine / nineth
…Gibi
Kuralsız sayıları bir kez daha hatırlayalım!
1st / first / birinci
2nd / second /ikinci
3rd / third / üçüncü
Ayrıca sonu ty ile biten sayılarda – ty düşüyor. – ieth eki kullanılıyor.
20th /twentieth / yirminci
Kişinin dış görünüşü ve karakterine göre cevap verilir.
Örnek Metin
Who’s that? / Şu kimdir?
He’s my grandpa. / O benim büyük babamdır.
What is his name? / Onun adı nedir?
His name is Ömer. / Onun adı Ömer’dir.
What is he like ? / O nasıldır? “Dikkat edin onun dış görünüşü hakkında soru soruluyor.
He is tall and fat. / O uzun ve şişmandır.
He has got black hair and brown eyes. / Kahverengi gözlere ve siyah saçlara sahiptir.
He is very friendly. / O çok cana yakındır.
Örnekler:
What is your father like?
Baban nasıl? Babanın dış görünüşü ve karakteri hakkında soru soruluyor.
Örneğin çoğulda soru sorulabilir. Onlar nasıldır? Erkek ve kız kardeşinin dış görünüşü nasıl? Gibi…
Have you got a sister or a brother? / Bir erkek yâda kız kardeşe sahip misin? - Bir erkek yâda kız kardeşin var mı?
Serious / Ciddi, ağırbaşlı, ağır
Kind / Nazik, iyi, iyilik sever
Helpful / Yardım sever, yardımcı, yararlı, faydalı
Clever / Zeki, akıllı, becerikli
Cheerful / Neşeli, şen, keyifli
Beautiful / güzel
Tall / uzun boylu
Short / kısa
Average height / Orta boylu
Fat / şişman
Thin /ince
Medium build / orta yapılı
Brown eyes / Kahverengi gözleri
Green eyes / Yeşil gözleri
Blue eyes / Mavi gözleri
Hazel eyes / Ela gözleri
Light brown hair / Açık kahve rengi saçlı
Fair hair / Sarışın
Blonde hair / Sarı saçlı
Black hair / Siyah saçlı
Light black hair / Açık siyah saçlı
How much is it? Kaç para? / Ne kadar? / O kaç para? Anlamına gelir?
Örnek:
How much is this skirt?
Kaç para bu etek? / Bu etek kaç para?
How much is that car?
Kaç para şu araba? / Şu araba kaç para?
How much is this table?
Kaç para bu masa? / Bu masa kaç para?
Look at this jacket! Cekete bak!
Ooo! İt very nice. Ooo! Çok güzel.
Excuse me! Afedersiniz!
How much is this skirt? / Kaç para bu ceket?
İt is ten pounds. / 10 paunttur.
İngilizce dilinde saat;
What time is it? / Saat kaç?
Sorusu ile sorulur.
Örnekler ile konuyu daha iyi kavrayalım.
İlk önce tam saatleri öğrenelim!
Örnekler:
What time is it?
Saat kaç?
İt is one o’clock. / Saat bir.
İt is two o’clock. / Saat iki.
İt is three o’clock. / Saat üç.
İt is four o’clock. / Saat dört.
İt is five o’clock. / Saat beş.
İt is six o’clock. / Saat altı.
İt is seven o’clock. / Saat yedi.
İt is eight o’clock. / Saat sekiz.
İt is nine o’clock. / Saat dokuz.
İt is ten o’clock. / Saat on.
İt is eleven o’clock. / Saat onbir.
İt is twelve o’clock. / Saat oniki.
Sonra; “5’i 10 geçiyor gibi geçeli zaman cümleleri nasıl kurulur?” öğrenelim.
Şu kelimelerin anlamlarını iyice öğrenmelisiniz!
Past / Geçe
A quarter / çeyrek / dörtte bir
Half / buçuk /yarım
What time is it?
Saat kaç?
İt is twenty past two.
Saat ikiyi yirmi geçiyor.
İt is six past eight.
Saat sekizi altı geçiyor.
İt is a quarter past four.
Saat dördü çeyrek geçiyor.
İt is half past five.
Saat beş buçuktur.
Dikkat edin “half past” buçuk anlamına gelir.
Son olarak; “5’e 20 var gibi varlı zaman cümleleri nasıl kurulur?” öğrenelim.
Örnekler:
What time is it?
Saat kaç?
İt is ten to five.
Saat beşe on var.
İt is eleven to twelve.
Saat on ikiye on bir var.
İt is a quarter to six.
Saat altıya çeyrek var.
Birkaç yâda hiç gibi ifadeler de kullanabiliriz.
İngilizce dilinde “some” birkaç – “any” hiç kullanılarak ifade edilir.
Aslında “some” ve “any” sözcükleri arasında bir fark yoktur.
Anlam olarak her iki sözcük birbirine çok yakındır.
Aralarındaki fark;
“Some” olumlu cümlelerde kullanılır. Birkaç anlamına gelir.
“Any” soru ve olumsuz cümlelerde kullanılır. Hiç anlamına gelir.
“Some” için örnekler:
There are some pencils on the table.
Masanın üstünde birkaç kurşun kalem var.
Masada birkaç kurşun kalem var.
Dikkat edin “some” olumlu cümlelerde kullanılır.
Ve cümle içerisinde “some” dan sonra gelen isim çoğuldur.
Ayrıca “is” değil “are” kullanılır.
There are some pictures on the wall.
Duvarda birkaç resim var.
There are some dogs under the tree.
Ağacın altında birkaç köpek var.
Any için örnekler:
Soru cümlelerinde ve olumsuz cümlelerde kullanılır.
Are there any pencils in my pencil box?
Kalem kutum içinde hiç kurşun kalem var mı?
Are there any apples on the tree?
Ağaçta hiç elma var mı?
There aren’t any books on the desk.
Sıranın üstünde hiç kitap yok.
Dikkat edin olumsuz cümlede “aren’t” kullanılıyor.
There aren’t any apples in the basket.
Sepetin içinde hiç elma yok.
“There are” ile nasıl cümle kurulur?
Bir önceki dersimizde “there is” yapısını kullanarak tekil isimli cümleleri kurmayı öğrendik.
There are yapısında farklı olan isimlerin çoğul olmasıdır.
Örnekleri dikkatlice inceleyin.
There is a rubber on the table. Masanın üzerinde bir silgi var.
There are rubbers on the table. Masanın üzerinde silgiler var.
a rubber tekildi / rubbers çoğul oldu.
İs /are oldu.
“There are” ile olumlu cümle kurma!
Örnekler:
There are three pencils on the table.
Masanın üzerinde üç kurşun kalem var.
There are two pencils in the pencil box.
Kalem kutusunun içinde iki kurşun kalem var.
There are seven doors in my home.
Evimde yedi kapı var.
“There are” ile olumsuz cümle kurma!
“Not” İngilizce dilinde olumsuzluk ekidir.
There are not rabbits in the car.
Arabanın içinde tavşanlar yok.
Kısaltılmış hali;
There aren’t rabbits in the car.
There aren’t two dogs on the left side of the car.
Arabanın sol tarafında iki tane köpek yok.
There aren’t students at the school.
Okulda öğrenciler yok.
“There are” ile soru cümlesi kurma!
Are başa alınır!
Örnekler:
Are there cats?
Kediler var mı?
Are there dogs under the car?
Arabanın altında köpekler var mı?
Are there two pencils in the pencil box?
Kalem kutusunun içinde iki kalem var mı?
“There is” ile nasıl cümle kurulur?
“There is” ile olumlu cümle kurma!
Örnekler:
There is a rubber on the table.
Masanın üstünde silgi var.
There is a cat under the table.
Masanın altında kedi var.
There is a book in the car.
Arabanın içinde kitap var.
Dikkat ederseniz “there is” yapısında; cümle içerisinde de tekil isimler kullanılır.
“Tekil isimlerin kullanıldığı cümlelerde “there is” yapısını kullanıyoruz.”
There is a cat on the table.
Masanın üstünde bir kedi var.
Cümlesinde geçen kedi isminin tekil olduğuna dikkat edin!
There is yapısında olumsuz cümle kurma!
“Not” İngilizcede olumsuzluk ekidir.
Örnekler:
There is not a pencil on the table.
Masanın üstünde bir kurşun kalem yok.
Kısaltılmış hali;
There isn’t a pencil on the table.
There isn’t a cat under the car.
Arabanın altında kedi yok.
There isn’t a jacket in the wardrobe.
Gar dolapta bir ceket yok.
There is yapısında soru cümlesi kurma!
“İs” başa alınır.
Örnekler:
İs there a cat under the car?
Arabanın altında bir kedi var mı?
İs there a wardrobe in your home?
Evinde bir gar dolap var mı?
İs there a tree in your garden?
Bahçenizde bir ağaç var mı?
Direction / Yön - istikamet anlamına gelmektedir.
Directions / Yönler
North / Kuzey
Örnekler:
Samsun is in the north of Turkey.
Samsun Türkiye’nin kuzeyindedir.
Where is the Rize?
Rize nerededir?
İt is in the north.
Kuzeydedir.
East of Turkey.
Türkiye’nin doğusunda.
South / Güney
Örnekler:
İçel is in the south of Turkey.
İçel Türkiye’nin güneyindedir.
Where is the Antalya?
Antalya nerededir?
İt is in the south.
Güneydedir.
East / Doğu
Örnekler:
Ağrı is in the east of Turkey.
Ağrı Türkiye’nin doğusundadır.
Where is the Kars?
Kars nerededir?
İt is in the east.
Doğudadır.
West / Batı
Örnekler:
Çanakkale is in the west of Turkey.
Çanakkale Türkiye’nin batısındadır.
Where is the Balıkesir?
Balıkesir nerededir?
İt is in the west.
Batıdadır.
North – East / Küzey Doğu
North – West / Küzey Batı
South – West / Güney Batı
South – East / Güney Doğu
“üstünde” anlamına gelmektedir.
Örnekler:
Where is the exercise book?
Defter nerede?
The exercise book is on the table.
Defter masanın üstündedir.
Where is the dog?
Köpek nerededir?
The dog is on the car.
Köpek arabanın üstündedir.
Where is the rubber?
Silgi nerededir?
The rubber is on the table.
Silgi masanın üstündedir.
Where is the vase?
Vazo nerededir?
The vase is on the coffee table.
Vazo sehpanın üstündedir.
“Sol tarafında” anlamına gelmektedir.
Örnekler:
Where is the guitar?
Gitar nerede?
The guitar is on the left side of the wardrobe.
Gitar elbise dolabının sol tarafındadır.
Where is the dog?
Köpek nerededir?
The dog is on the left side of the tree.
Köpek ağacın sol tarafındadır.
Where is the rubber?
Silgi nerededir?
The rubber is on the left side of the table.
Silgi masanın sol tarafındadır.
“Sağ tarafında” anlamına gelmektedir.
Örnekler:
Where is the pen?
Dolma kalem nerede?
The pen is on the right side of the pencil box.
Dolma kalem kalem kutusunun sağ tarafındadır.
Where is the cat?
Kedi nerededir?
The cat is on the right side of the car.
Kedi arabanın sağ tarafındadır.
Where is the car?
Araba nerededir?
The car is on the right side of the tree.
Araba ağacın sağ tarafındadır.
Yakınında anlamına gelmektedir.
Örnekler:
Where is the pencil?
Kalem nerede?
The pencil is near the pencil box.
Kalem kalem kutusunun yakınındadır.
Where is the cat?
Kedi nerededir?
The cat is near the car.
Kedi arabanın yakınındadır.
Where is the car?
Araba nerededir?
The car is near the my house.
Araba benim evin yakınındadır.
Yanında – yanıbaşında anlamına gelmektedir.
Örnekler:
Where is the book?
Kitap nerede?
The book is next to the pencil.
Kitap kurşun kalemin yanıbaşındadır.
Where is the dog?
Köpek nerededir?
The dog is next to the car.
Köpek arabanın yanıbaşındadır
Where is the car?
Araba nerededir?
The car is next to the my house.
Araba benim evin yanındadır.
İçinde anlamına gelmektedir.
Örnekler:
Where is the children.
Çocuklar nerede.
The children is in the home.
Çocuklar evin içindedirler.
Where is the rubber?
Silgi nerede?
The rubber is in the box.
Silgi kutunun içindedir.
Where is the jacket?
Ceket nerede?
The jacket is in the wardrobe.
Ceket dolabın içindedir.
Arasında anlamına gelmektedir.
Örnekler:
Where is the pen?
Dolma kalem nerede?
The pen is between the table and chair.
Dolma kalem masa ve sandalye arasındadır.
Where is the cat?
Kedi nerede?
The cat is between door and wall.
Kedi kapı ve duvar arasındadır.
Where is the book?
Kitap nerede?
The book is between school bag and table.
Kitap okul çantası ve masa arasındadır.
Altında anlamına gelmektedir.
Örnekler:
Where is the pencil.
Kalem nerede?
The pencil is under the chair.
Kurşun kalem sandalyenin altındadır.
Where is the rubber?
Silgi nerede?
The rubber is under the table.
Silgi masanın altındadır.
Where is the cat.
Kedi nerede?
The cat is under the car.
Kedi arabanın altındadır.
Örnekler:
too heavy / çok ağır
too light / çok hafif
too thin / çok ince
too thick / çok kalın
too expensive / çok pahalı
too cheap / çok ucuz
gibi…
Cümle içinde kullanılışını görelim.
Can Ali answer the question?
Ali soruyu yanıtlayabilir mi?
No, Ali can not answer the question.
Hayır, Ali soruyu yanıtlayamaz.
Why not?
Niçin?
Because it is too difficult.
Çünkü soru çok zor.
Dikkat edin too soruya çok anlamını katıyor.
Can Osman play basketball?
Osman basketbol oynayabilir mi?
No, he can’t.
Hayır, oynayamaz.
Why not?
Niçin?
Because he is too short.
Çünkü o çok kısa boyludur.
Can Ahmet run fast?
Ahmet hızlı koşabilir mi?
No, he can’t.
Hayır, koşamaz.
Why not?
Niçin?
Because he is too old.
Çünkü o çok yaşlı.
Why / Niçin anlamına gelir.
Genellikle because / çünkü sözcüğü kullanılarak yanıtlanır.
Örnekler:
Why is he late? Neden gecikti.
Can Ahmet lift a heavy box?
Ahmet ağır bir kutu kaldırabilir mi?
No, he can’t.
Hayır, kaldıramaz.
Why?
Niçin?
Yâda
Why not? / Niçin Şeklinde sorarız.
Because, it is heavy.
Çünkü, ağır.
Can Ayşe lift a car?
Ayşe bir araba kaldırabilir mi?
No, she can’t.
Hayır, kaldıramaz.
Why not?
Niçin?
Because, it is too heavy.
Çünkü o çok ağır.
Can Salih buy this car?
Salih bu arabayı satın alabilir mi?
No, Salih can't buy this car.
Hayır, Salih bu arabayı satın alamaz.
Why not?
Niçin?
Because it is too expensive.
Çünkü o çok pahalıdır.
Can
İle cümleye öznemizin yapabildiği yâda yapamadığı eylemleri katarız.
Can nin Türkçe karşılığı… ebilmek tir.
Örneğin:
I can swim. / Yüzebilirim.
Dikkat edin can yardımcı fiili özneye yüzme fiilinin yapılabildiğini yüklemiş oldu.
Olumlu cümlelerde öznemizden hemen sonra can daha sonra fiil kullanılır.
Dikkat edin fiilin birinci hali kullanılmaktadır.
Örnekler:
I can play football.
Ben futbol oynayabilirim.
Dods can swim.
Köpekler yüzebilirler.
Cats can climb trees.
Kediler ağaçlara tırmanabilirler.
Birds can fly.
Kuşlar uçabilirler.
Penguins can swim.
Penguenler yüzebilirler.
Olumsuz cümlelerde can den sonra not olumsuzluk eki kullanılmaktadır.
Yine fiilin birinci hali kullanılmaktadır.
Örnekler:
I can not play football.
Ben futbol oynayamam.
Elephants can not fly.
Filler uçamazlar.
Penguins can not fly.
Penguenler uçamazlar.
Cats can not fly.
Kediler uçamazlar.
Soru cümlelerinde can başa alınır.
Örnekler:
Can you play the piano?
Piyano çalabilir misin?
Yes, I can play the piano.
Evet, Piyano çalabilirim.
Or / Yâda
No, I can not play the piano. / No, I can’t play the piano.
Hayır, Piyano çalamam.
Or / Yâda
Yes, I can. Evet, çalabilirim.
No, I can not / No I can’t / Hayır, çalamam.
Can he make a cake?
O kek yapabilir mi?
No, he can’t
Hayır, yapamaz.
Can she speak English?
O İngilizce konuşabilir mi?
No, she can’t.
Hayır, konuşamaz.
Can you drive a car?
Araba kullanabilir misin?
Yes, I can.
Evet, kullanabilirim.
Can you lift a big table?
Büyük bir masa kaldırabilir misin?
No, I can not lift a big table.
Hayır, büyük bir masa kaldıramam.
Can Ali ride a bicycle?
Ali bisiklete binebilir mi?
Yes, he can.
Evet, binebilir.
Or / Yâda
Yes, Ali can ride a bicycle.
Evet, Ali bisiklete binebilir.
Modal’lar yardımcı fiillerdir.
Bu yardımcı fiilleri kullanarak farklı cümleler oluşturulabilir.
Modal yardımcı fiillerini kullanarak;
Bir eylemin gerekliliğinden, olasılığından bahsedebiliriz, tercihlerimizi belirtebiliriz, tavsiye ve önerilerde bulunabiliriz.
İngilizcede’ ki modal yardımcı fiilleri:
may
might
can
could
had better
must
should
ought to
shall
will and would
Yapısal olarak modal olmayan fakat modal yardımcı fiiller gibi kullanılan yapılar vardır.
Örnek:
able to
be going to
be supposed to
have to
have got to
used to
I can’t play the piano.
Piyano çalamıyorum.
Diyalog:
Have you got friends?
Arkadaşın var mı?
Yes, I have.
Evet, var.
Who is your best friends?
En iyi arkadaşın kimdir?
Ali is my best friend.
Ali benim en iyi arkadaşımdır.
Can Ali speak English?
Ali İngilizce konuşabilir mi?
No, He can not speak English.
Hayır, O İngilizce konuşamıyor.
Yukarıda ki diyalogda
Can modal yardımcı fiili olarak kullanılmıştır.
Önce İngilizce iyelik sıfatlarını aşağıda tekrar edelim.
İngilizce İyelik Sıfatları : Possessive Adjectives İyelik sahiplik bildiren sıfatlardır.
| My | benim |
| Your | senin |
| His | onun (erkek için) |
| Her | onun (kadın için) |
| Its | onun (hayvan ve eşya için) |
| Our | bizim |
| Your | sizin |
| Their | onların |
Her hangi bir şeyin kime yada neye ait olduğunu belirler.
Tek başına kullanılamazlar. Mutlaka iyelik sıfatlarından sonra isim gelmelidir.
Örnekler:
This is my car. / Bu benim arabamdır.
His book (onun kitabı)
My car (benim arabam)
Your sister (senin kız kardeşin)
Our house (bizim evimiz)
Her notebook (onun defteri)
Their school (onların okulu) gibi…
Yukarıda iyelik sıfatlarının bir isimle birlikte kullanıldığını, ismin önüne gelerek kime ait olduğunu kısaca tekrar ettik.
(Possessive Adjectives ) İngilizce iyelik sıfatları konusu için aşağıdaki sayfayı okuyabilirsiniz!
İngilizce iyelik zamirleri / Possesive Pronuns ise; İsmin yerine kullanılarak aidiyet belirtir.
| Mine | Benimki |
| Yours | Seninki |
| His | Onunki (erkek) |
| Hers | Onunki (bayan) |
| İts | Onunki (cansız ve hayvan) |
| Ours | Bizimki |
| Yours | Sizinki |
| Theirs | Onlarınki |
Örnekler:
This is my car. (Bu benim arabamdır.)
My İngilizce İyelik Sıfatı olarak kullanıldı. /Possessive Adjectives
This is mine. (Bu benimkidir.)
Mine İngilizce İyelik zamirleri olarak kulanıldı/ Possesive Pronuns
This car is yours.
Bu araba seninkidir.
This book is mine.
Bu kitap benimkidir.
İyelik Sıfatı /Possessive Adjectives ve İyelik zamiri / Possesive Pronuns Örneklerimizi aşağıdaki tabloda pekiştirelim.
| İyelik Sıfatı / Possessive Adjectives | İyelik zamiri / Possesive Pronouns |
| My | Mine |
| Your | Yours |
| His | His |
| Her | Hers |
| İts | İts |
| Our | Ours |
| Their | Theirs |
| This is my car. Bu benim arabam. My İngilizce iyelik sıfatıdır. Dikkat edin my bir isimden önce gelmiştir. | İt is mine. O benimkidir. Dikkat edin mine İngilizce iyelik zamiridir. İsmin yerine kullanılmıştır. Yani my car yerine kullanılmıştır. |
| Whose is this pensil. Bu kalen kimindir. İt is my pencil. O benim kalemimdir. My İngilizce iyelik sıfatıdır. | İt is mine. O benimkidir. Dikkat edin mine İngilizce iyelik zamiridir. İsmin yerine kullanılmıştır. Yani my pencil yerine kullanılmıştır. |
| Whose house is that? Şu kimin evidir. İt is her house. O onun evidir. Her İngilizce iyelik sıfatıdır. Dikkat edin bir isimden önce gelmiştir. | İt is hers. O onunkidir. Dikkat edin hersİngilizce iyelik zamiridir. İsmin yerine kullanılmıştır. Yani her house yerine kullanılmıştır. |
Özel isimlerde şu şekilde kullanılır.
Dikkat edin!
This is Ali’s pen. / Bu Ali’nin dolma kalemidir.
This pen is Ali’s / Bu dolma kalem Ali’nindir.
This is Ali’s bird. / Bu Ali’nin kuşu.
Whose bird is this? / Bu kimin kuşudur.
İt is Ali’s bird.
O Ali’nin kuşu.
Soy ağacı tüm dillerde olduğu gibi İngilizce’ de aile, akrabalık ilişkilerini açıklayan isimler kavramlar yumağıdır.
Örnekler:
Father / Baba ( Peder, Ata )
My father.
Benim babam.
Who is Ali Turhan?
Kim Ali Turhan?
He is my father.
O benim babamdır.
Mother / Anne (ana, valide)
My mother.
Benim annem.
Who is Ayşe Kara?
Ayşe Kara kimdir?
She is my mother.
O benim annemdir.
Daughter / Kız evlat
My daughter.
Benim kızım.
Who is Derya Aslı?
Derya Aslı kimdir?
She is my daughter.
O benim kızımdır. / O benim kız evladımdır.
Son / Erkek evlat (oğlum, oğul, erkek çocuğu )
My son.
Benim oğlum.
Who is this boy?
Bu oğlan kimdir? / Kim bu oğlan? / Kim bu çocuk?
He is my son.
O benim oğlumdur.
Sister / Kız kardeş (kardeş, abla )
My sister.
Benim kız kardeşim.
Who is Neriman Sarı?
Neriman Sarı kimdir?
She is my sister.
O benim kız kardeşimdir.
Brother / Erkek kardeş ( kardeş, birader )
My brother.
Benim erkek kardeşim.
Who is Ali Osman?
Ali Osman kimdir?
Ali Osman is my brother.
Ali Osman benim erkek kardeşimdir.
Aunt / Teyze – Hala – Yenge
My aunt.
Benim teyzem. – Benim halam. – Benim yengem.
( Kullanılan kişiye göre teyze, hala, yenge anlamına gelir. )
Who is she?
O kim?
She is my aunt.
O benim teyzem.
Uncle / Amca – Dayı
My uncle.
Benim amcam.- Benim dayım.
( Kullanılan kişiye göre amca, dayı anlamına gelir. )
Who is he?
O kimdir?
He is my uncle.
O benim amcamdır. – O benim dayımdır.
Cousin / Kuzen, ( Teyze çocuğu)
My cousin.
Benim kuzenim.
Who is my cousin?
Benim kuzen kimdir?
Emrah is my cousin.
Emrah benim kuzenimdir.
Grandfather
Granddad
Grandpa / dede- büyük baba
My grandfather.
My granddad.
My grandpa.
Benim dedem. Benim büyük babam.
Who is he?
O kimdir?
He is my grandfather.
O benim büyük babamdır.
Grandmother
Grandma / Nine- büyük anne- anneanne- babaanne.
My grandmother.
My Grandma. / Benim anneannem. Ninem. Anneannem.
Who is your grandmother?
Senin ninen kimdir? / Senin anneannen kimdir?
Ayşe Tan is my grandmother.
Ayşe Tan benim anneannemdir.
Husband / Koca – Eş
My husband.
Benim kocam.
Who is your husband?
Senin kocan kim?
My husband is Ali.
Benim kocam Ali’dir.
Wife / Karı, hanım, eş, zevce
My wife.
Benim karım.
Who is Osman’s wife?
Kim Osman’ın karısıdır?
Hatice is Osman’s wife.
Hatice Osman’ın karısıdır.
He is Ali and Murat’s grandfather.
O Ali ve Murat’ın büyükbabasıdır.
“Whose” Anlamı kimindir.
Whose sözcüğünden hemen sonra soracağımız varlık kullanılır.
Örnekler:
Whose cat is this?
Kimin bu kedi?
This is Kenan’s dog.
Bu Kenan’ın köpeğidir.
Whose dog is that?
Kimin şu köpek?
That is Kenan’s dog.
O Kenan’ın Köpeğidir.
Whose bed is it?
O kimin yatağı?
İt is Derya’s bed.
Derya’nın yatağıdır.
Whose pens are these?
Bunlar kimin dolmakalemleridir.
They are Jack’s pens.
Onlar Jack’in dolmakalemleridir.
Whose books are these?
Bunlar kimin kitaplarıdır?
These are Kemal’s books.
Bunlar Kemal’in kitaplarıdır.
Whose house is this?
Bu kimin evidir?
This is Mary’s house.
Bu Mary’nin evidir.
Dikkat: S takısı çoğul eki olarak İngilizce de kullanılır.
Osman has got a car.
Osman bir arabaya sahiptir.
That is his car.
Şu onun arabasıdır.
That is Osman’s car.
Şu Osmanın arabası.
İki kişiye ait tek bir varlık belirtilecekse;
Örnek:
Osman and Ali’s car.
Osman ve Ali’nin arabası.
Their car.
Onların arabası.
Eğer ikisinin de ayrı ayrı varlığı varsa;
Örnek:
Osman’s and Ali’s car.
Osman’ın ve Ali’nin arabaları.
Their car.
Onların arabaları
İngilizce de how many soru sözcüğünü kullanarak herhangi bir şeyin kaç tane olduğunu sorabiliriz.
Dikkat edin sayılabilen isimlerin miktarını sorarken how many soru sözcüğünü kullanıyorsunuz!
Sayılamayan isimlerin miktarlarını sorarken how much soru sözcüğü kullanılmaktadır.
How much ne kadar anlamına gelmektedir.
Örnekler:
How many balloons has he got?
O kaç tane balona sahip?
He has got two balloons.
O iki balona sahip.
Onun iki balonu var.
Dikkat:
How many soru sözcüğünde ismin kaç tane olduğunu sorduğumuz için isim çoğul olarak kullanıldığına dikkat edin.
How many books has he got?
O kaç tane kitaba sahip?
Onun kaç kitabı var?
He has got four boks.
Onun dört kitabı var.
O dört kitaba sahip.
How many computers has she got?
O kaç bilgisayara sahip?
Onun kaç bilgisayarı var?
She has got two computers.
Onun iki bilgisayarı var.
O iki bilgisayara sahip.
How many t-shirt has Osman got in the bedroom?
Kaç tane Osman’ın yatak odasında tişört var.
How many cassettes has Ali got in his Office?
Ali ofisinde kaç tane kasete sahip?
He’s got four cassettes.
O dört kasete sahip.
How many books are there in your schoolbag?
Okul çantanda kaç kitabın var?
Bu dersimizde have got / has got yapısını kullanmayı öğreneceksiniz.
To have İngilizce dilinde yerine göre fiil yerine göre yardımcı fiil olarak kullanılır.
To have fiil olarak kullanıldığında sahip olmak anlamında kullanılır.
I have ( Benim var. )
You have (Senin var. )
Sahip olduğumuz nesneleri belirtinken anlatılırken have got / has got fiili kullanılır.
Have fiili sahiplik manası verir.
Örnek: I have a pencil. ( Benim bir kurşun kalemim var. - Yâda; Ben bir kurşun kaleme sahibim. – Bir kurşun kaleme sahibim. Gibi Türkçeye tercüme edebiliriz.)
I have got a car. (Benim bir arabam var. – Bir arabam var. )
Have got – Has got yapısı nasıl kullanılır?
Have got yapısı!
I You We They
Kişi zamirlerinden sonra have got yapısı kullanılır.
Örnekler:
I have got a bicycle. ( Benim bir bisikletim var. )
You have got a bicycle. (Senin bir bisiklertin var. )
You have got bicycles. (Sizin bisikletleriniz var. - Bisikletleri var. )
We have got bicycles. (Bizim bisikletlerimiz var. – Bisikletlerimiz var.)
They have got bicycles. ( Onların bisikletleri var. )
Have got yapısında soru cümlesi kurmak için have fiilini cümle başına alıyoruz.
Örnekler:
Have you got a big hause? ( Büyük bir eve mi sahipsiniz? )
Yes I have got a big hause. ( Evet büyük bir eve sahibiz. )
Have you got a bus? ( Bir otobüse mi sahipsin? - Bir otobüsün mü var. )
Have got yapısı ile olumsuz cümle kurmak!
Not olumsuzluk ekini kullanıyoruz.
Örnekler:
I have not got a bus. ( Bir otobüse sahip değilim. )
I haven’t got a bus. ( Not kısaltılmış hali!)
Have you got a big car ? ( Büyük bir arabaya mı sahipsin? )
No, we haven’t got a big car. ( Hayır, büyük bir arabaya sahip değiliz. )
Has got yapısı nasıl kullanılır?
Has got yapısı!
He She İt
Kişi zamirlerinden sonra has got yapısı kullanılır.
Örnekler:
He has got a car. ( Arabası var. )
She has got a television. ( Televizyonu var. )
İt has got two bedrooms. ( İki yatak odası var. ) Ev için kullanılmış.
Has got yapısında soru cümlesi kurmak için has fiilini cümle başına alıyoruz.
Has he got a computer? ( O bir bilgisayara sahip mi? )
Yes, he has got a computer. ( Evet, bir bilgisayara sahiptir. )
Has she got a mirror? ( O bir aynaya sahip mi? )
No, she has not got a mirror. ( Hayır, o bir aynaya sahip değil.)
Has got yapısı ile olumsuz cümle kurmak!
Not olumsuzluk ekini kullanıyoruz.
Örnekler:
Has he got a plane? ( O bir uçağa sahip mi ? )
No, he hasn’t got a plane. ( Hayır, bir uçağa sahip değil. )
She has not got a bed. ( O bir yatağa sahip değil. )
İt has not got bedroom. ( Yatak odasına sahip değil. - Yatak odası yok. )
I have got Have I got I have not got I haven’t got
You have got Have you got You have not got You haven’t got
We have got Have we got We have not got We haven’t got
He has got Has he got He has not got He hasn’t got
She has got Has she got She has not got She hasn’t got
İt has got Has it got İt has not got İt hasn’t got
You have got Have you got You have not got You haven’t got
We have got Have we got We have not got We haven’t got
They have got Have they got They have not got They haven’t got
| I have. | Benim var. (Ben sahibim.) |
| You have. | Senin var. |
| He has. | Onun var. |
| She has. | Onun var. |
| It has. | Onun var. |
| We have. | Bizim var. |
| You have. | Sizin var. |
| They have. | Onların var. |
| I don’t have. | Benim yok. (Ben sahip değilim.) |
| You don’t have. | Senin yok. |
| He doesn’t have. | Onun yok. |
| We don’t have. | Bizim yok. |
| You don’t have. | Sizin yok. |
| They don’t have. | Onların yok. |
Yabancı bir dil öğrenmek ister misiniz?
Başka bir lisanı konuşabilmek, dili, dini, kültürü ayrı insanlar ile anlaşabilmek istemez misiniz?
Ana diliniz gibi bir başka dile hâkim olmak insana ne kadar üstün avantajlar sağlar hiç düşündünüz mü?
İçinde bulunduğumuz çağ iletişim çağı; Siz çevrenizle, Dünyamızda yaşayan diğer insanlar ile ne kadar iletişim kurabiliyorsunuz?
Acaba yabancı bir dil öğrenmenin yaşı var mıdır?
Yabancı bir dil öğrenmeye geç mi kaldınız?
Yukarıda sesli olarak düşündüğüm sorular kulağa ne kadar hoş geliyor değil mi?
Evet, kulağa çok hoş gelen sorular!
Neden mi?
Hepimiz yabancı bir dil öğrenmenin çağımızda insana kattığı üstün donanım ve avantajların farkındayız!
Peki, neden öğrenemiyoruz?
Öğrenmenin kolay bir yolu yok mu?
Bu sorularınızın yanıtını bu makalemde sizler için kaleme almaya çalıştım.
Şüphesiz aynı coğrafyada yaşamadığınız bir dili öğrenmeniz çok zordur. Ayrıca yabancı bir dil çok nankördür; Çok iyi konuşabildiğiniz yabancı dile ara vermeniz, konuşmamanız çok tekrar yapmamanız o dili hemen unutmanıza vesile olacaktır.
Kişi uzun bir zaman ana dilini konuşmadığında; Ana lisanına hâkimiyetini kaybetmektedir.
En iyi dil öğrenmenin yolu; Öğrenmek istediğiniz lisanı konuşan ülkeye gitmek ve öğrenmektir!
En iyi öğrenme metodu yaşayarak, görerek, duyarak öğrenmektir!
Yabancı bir dil öğrenmek için yurt dışına çıkmak çok azımızın sahip olabileceği ekonomik bir durumdur.
Dolayısıyla yurt dışına çıkmadan yabancı bir lisan öğrenmenin püf noktaları nelerdir sizlerle bu makalemde paylaşmak istedim.
Yabancı dil; Dili konuşmasını bilen, dile hâkim birisi yâda birilerinden öğrenilir.
Okuduğunuz okuldaki dil hocalarınız, gidebileceğiniz özel dil kursları, kaynak kitaplar, yabancı dil öğreten setler, sosyal paylaşım sitelerinde konuşabileceğiniz insanlar mutlaka gerekmektedir çok önemlidir.
Yani; Öncelikle dili öğrenebileceğiniz kaynağa ihtiyacınız vardır.
Kaynağı bulun ve sadece bir kaynakla yetinmeyin. İngilizce öğretiminde kaynak olabilecek bütün web sitelerini takip edin.
Öğrendiğiniz bütün kelimeleri, zamanları, cümleleri konuşmaya çalışın. Hata yapın, yanlış cümle kurun!
Unutmayın hata yapmak sizi doğru konuşmaya götürecektir.
Dikkat edin sosyal paylaşım sitelerinde konuşmaya çalıştığınız kişiler hatalı kurduğunuz İngilizce cümleleri çok rahat algılayabilmektedirler.
Önemli olan yabancı lisan konuşurken anlaşabilmektir. Her fırsatta İngilizce konuşmak, İngilizce düşünmek lisan öğrenebilmeniz için şarttır.
İlerleyen günlerde hatalarınızı azaltacak, daha hızlı düşünmenize konuşmanıza sebep olacaktır. Gün gelecek düşünmeden konuşabilme yeteneğine sahip olacaksınız.
Ama ilk önce hata yapın, hata yapmaktan keyif alın. Gramer konuşarak yerleşir.
Yabancı dil öğrenirken, konuşabileceğiniz herkesle konuşun. Karşınızda ki insanı iyi dinleyin!
Dinlerken her konuşulanı ilk başlangıçta anlamak zorunda değilsiniz. Anlatılmak istenen ana fikri yakalamanız yeterli olacaktır.
Anlamadığınızı sorun, soru sormak konuşmak için iyi bir fırsattır.
Öğrenmeye çalıştığınız dile hâkim olmak istiyorsanız kendi kendinize sürekli sorular sorun!
Sürekli konuşun, konuşmaya çalışın! Öğrenmek istediğiniz dil ile ilgili yazılar makaleler, siteler takip edin!
Bu size yeni kelimeleri öğrenmeyi, telaffuz etmeyi sağlayacaktır.
Size ilginç gelen her konu hakkında konuşun, yazın!
Başka bir dili öğrenmenin en iyi yolu izlemek, dinlemek, okumak ve yazmaktır!
Size ilginç gelen her şeyin notunu alın ve yazın!
Her kurduğunuz cümlenin başka değişik bir ifade şekli var mıdır diye düşünün!
Yabancı bir dil öğrenirken eğlenmeye çalışın, doğru yanlış her cümleden keyif alın. Unutmayın her geçen gün daha mükemmel konuşuyor olacaksınız!
Öğrendiğiniz dilde düşünmeye çalışınız. Her yaptığınız işi öğrendiğiniz dilde düşünün, aklınızdan yaptığınız işle ilgili cümleler kurun.
En önemlisi sabırdır! Sabırlı olun dil öğrenmeyi kendinize eziyet haline dönüştürmeyin!Unutmayın öğrendiğiniz dili en mükemmel konuşmak zorunda değilsiniz!
- kitchen (kiçın)
- mutfak
İNGİLİZCE DERSLERİ KARALAMA TAHTASI
Have you got a kitchen in your house?
Senin evinde bir mutfak var mıdır?
Yes, I have a kitchen in my house.
Evet, benim evimde bir mutfak vardır.
- sitting room (sitingrum)
- oturma odası
- salon
İNGİLİZCE DERSLERİ KARALAMA TAHTASI
Have you got a sitting room in your house?
Senin evinde oturma odası var mıdır?
Yes, I have a sitting room in my house.
Evet benim evimde oturma odası vardır.
- bedroom (bedrum)
- yatak odası
İNGİLİZCE DERSLERİ KARALAMA TAHTASI
Have you got a bedroom?
Yatak odan var mı?
Örnekler:
Which book do you like to read?
Hangi kitabı okumak istersin?
Which one do you want?
Hangisini istiyorsun?
Which do you prefer?
Hangisini tercih edersin?
Which color is their new school bag?
Yeni okul çantaları ne renk?
Which pencil is yours?
Hangi kurşun kalem sizin?
Which lesson must you study?
Hangi dersi çalışmalısın?
Which cars did you buy?
Hangi arabaları satın aldın?
Which friend did you meet yesterday?
Dün hangi arkadaşınla buluştun?
Which desk can Ali carry?
Hangi sırayı Ali taşıyabilir?
Who soru kelimesi ayrıca cümlenin öznesi olarakta kullanılabilmektedir.
Who özne olarak kullanıldıktan sonra asıl fiil gelir. Yardımcı fiil gelmez!
Örnekler:
Who did you see at the school?
Okulda kimi gördün?
Who do you love?
Sen kimi seviyorsun?
Who are you waiting for at the bus station?
Otobüs durağında kimi bekliyorsunuz?
Who took my car?
Arabamı kim aldı?
Who comes early to school every day?
Her gün okula kim erken gelir?
Who lives on the third floor?
Üçüncü katta kim oturuyor?
Who do you want to see at the theater?
Tiyatroda kimi görmek istiyorsunuz?
Who is making that noise at the school?
Okulda o gürültüyü kim yapıyor?
Who goes to the school every day?
Okula her gün kim gider?
Who watches film in the evenings?
Akşamları kim filim seyreder?
Who does Ayşe call every night?
Ayşe her gece kimi arar?
Örnekler:
When did they telephone you?
Onlar size ne zaman telefon ettiler?
When make they holiday?
Onlar ne zaman tatil yapar?
When were you in İtaly?
Ne zaman İtalya'daydın?
When had he her first car?
O,ilk arabasına ne zaman sahip oldu?
When did you eat lahmacun?
Ne zaman lahmacun yedin?
When did Ayşe work in İstanbul?
Ayşe, İstanbul'da ne zaman çalıştı?
When did you lose your pen?
Dolma kalemini ne zaman kaybettin?
When does the bus reach Adana?
Otobüs Adana'ya ne zaman varır?
When have the family breakfast?
Aile ne zaman kahvaltı yapar?
When have you finished your homework?
Ev ödevini ne zaman bitirdin?
Örnekler:
Where is book?
Kitap nerede?
Where is this?
Bu nerede?
Where are these?
Bunlar nerede?
Where are you from?
Nerelisin?
Where is he from?
O nerelidir?
Where is Ahmet from?
Ahmet nerelidir?
Where is the car?
Araba nerededir?
Where is she?
O nerede?
Where is my teacher?
Öğretmenim nerede?
Where does Ali eat breakfast?
Ali kahvaltısını nerede yapar?
Birincisi; Yardımcı fiil cümlenin başına getirilerek kurulan soru cümleleridir.
Bu soru cümlelerine verilen yanıtlar Yes – No ile başladığı için Yes / No Questions olarak adlandırılır.
Örneğin: İs she a teacher?
O bir öğretmen midir?
Yes, she is a teacher?
Evet, o bir öğretmendir. … Gibi!
İkincisi; Soru kelimelerini kullanarak yapılan soru cümleleridir. En sık kullanılan bu soru kelimelerine “WH Soruları - Wh… Questions” denir.
Örneğin: What is he?
O necidir?
He is a teacher.
O bir öğretmendir. … Gibi!
En sık kullanılan soru kelimeleri nelerdir?
What Ne
Where Nere – Nerede – Nereye
When Ne zaman
Who Kim
Which Hangi
How Nasıl
Why Niçin
How many Kaç tane - Ne kadar - Kaç
How much Kaç tane - Ne kadar – Kaç
How long Ne kadar … Gibi
En sık kullanılan soru kelimelerini sayfa linklerinden inceleyiniz!
Bu dersimizde What soru kelimesini inceleyeceğiz.
What ne manasında kullanılır.
Aşağıdaki örnekleri inceleyiniz.
What is your name?
Senin adın nedir?
What is this?
Bu nedir?
What do you want?
Ne istiyorsun?
What will you do next year?
Gelecek yıl ne yapacaksın?
What is on the desk?
Sıranın üstünde ne var?
What does she do?
O ne yapar?
What are you doing?
Ne yapıyorsun?
What colour is this?
Bu ne renktir?
What will Ahmet drink?
Ahmet ne içecek?
What time do you get up?
Ne zaman kalkarsın?
What country do you live in?
Hangi ülkede yaşıyorsun?
What colour is your hair?
Saçların ne renktir?
What time do you have lunch?
Öğlen yemeğini ne zaman yersin?
- pencil case (pensil keys)
- kalem kutusu
İNGİLİZCE DERSLERİ KARALAMA TAHTASI
İs that her pencil case?
Şu onun kalem kutusu mu?
Yes that is.
Evet, onun.
Those are her pencil cases.
Şunlar onun kalem kutularıdır.
- weak (wik)
- zayıf
- güçsüz
- dayanıksız
- sağlam olmayan
İNGİLİZCE DERSLERİ KARALAMA TAHTASI
İs Ayşe a weak woman?
Ayşe güçsüz bir kadın mıdır?
No, She isn’t.
Hayır değildir.
Ayşe is a strong woman.
Ayşe güçlü bir kadındır.
- poor (pour)
- yoksul
- fakir
İNGİLİZCE DERSLERİ KARALAMA TAHTASI
İs Osman a poor man?
Osman fakir bir adam mıdır?
No, He isn’t.
Hayır, değildir.
Osman is a rich man.
Osman zengin bir adamdır.
- rich (riç)
- zengin
- varlıklı
İNGİLİZCE DERSLERİ KARALAMA TAHTASI
İs Ali a rich man?
Ali zengin bir adam mıdır?
Yes He is a rich man.
Evet, O zengin bir adamdır.
- strong (strong)
- küvvetli
- güçlü
- dayanıklı
- sağlam
İNGİLİZCE DERSLERİ KARALAMA TAHTASI
This man is very strong.
Bu adam çok güçlüdür.
İs this man strong.
Bu adam güçlü müdür?
- new (nyu)
- yeni
İNGİLİZCE DERSLERİ KARALAMA TAHTASI
This car is new.
Bu araba yenidir.
A new house.
Yeni bir ev.
- same (seym)
- aynı
- tıpkı
İNGİLİZCE DERSLERİ KARALAMA TAHTASI
Ömer is the same age as me.
Ömer benimle aynı yaştadır.
You work at the same company as Aslı Works.
Sen Aslının çalıştığı firmada çalışıyorsun.
- different (difırınt)
- farklı
- başka
- değişik
- ayrı
İNGİLİZCE DERSLERİ KARALAMA TAHTASI
A car is different from a bus.
Araba otobüsten farklıdır.
Ali and Ömer ‘s cars are different.
Ali ve Ömerin arabaları farklıdır.

